Perşembe, 20 Ağustos 2026

Doğurganlık Hızı Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Seviyesine İndi: Ne Anlamı?

Merve Aksoy 4 dk okuma 0 yorum

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulutoplantısına başkanlık etti. Olay yerinde Yılmaz, Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişime ilişkin güncel verileri paylaştı. 2025 yılı sonu itibarıyla nüfusun 86 milyon 92 bine ulaştığını, yıllık artış hızının 5 binde gerçekleştiğini belirtti. Doğurganlık hızı 1,42 çocuğa düşerek Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indiğini duyurdu. Bu bilgi, ülkemizin demografik geleceği için ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Yılmaz, 2017 yılında 1,50’nin altında doğurganlık hızına sahip sadece 4 ilin 2025’te 59’a yükseldiğini açıkladı. Sadece Şanlıurfa’da 3 çocuk ve üzerinde doğurganlık hızı olduğu belirtildi. 76 ilde 2,1’in altında doğurganlık hızı var. Bu düşüş, tek çocuklu hanelerin artışını, iki veya daha fazla çocuğa sahip hanelerin azalmasını beraberinde getiriyor. Sokağa çıktıda, vatandaşlar bu verileri şaşkınlıkla karşıladı. Bu durum, çocuk nüfusunun toplam nüfusta 24,8’den 2100 yılında 9,9’a gerileme ihtimalini de barındırıyor.

Yılmaz, doğurganlık düşüşünün sadece ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını vurguladı. Ekonomi, konut, çalışma hayatı, eğitim, sağlık ve kültürel koşulların hepsinin birleşimiyle şekillendiğini söyledi. 2026-2035 dönemi “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak tanımlandı. Analık izni doğum öncesi 8, doğum sonrası 16 hafta toplam 24 hafta olarak belirlendi. Çoklu gebeliklerde 26 hafta, babalara verilen mazeret izni tüm sektörlerde 10 güne çıkarıldı. Ebeveynlere çocuk ilköğretime kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı getirildi. Kısmi ve uzaktan çalışma modelleri yaygınlaştırılıyor. Bu yeni düzenlemeler, ailelerin çocuklarını güvenle büyütmesine yardımcı olacak.

Doğum yardımları da 5 bin TL’ye yükseltildi. İkinci çocuk için 5 yaşına kadar aylık 1,500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5 bin TL düzenli ödeme uygulaması hayata geçirildi. 2026’da 81 ilde 18-25 yaş arası gençlere 250 bin TL, 26-29 yaş arası gençlere 200 bin TL faizsiz kredi desteği sunulacak. Yaklaşık 250 bin gence evlilik öncesi eğitim verildi. Bu politikalarla birlikte, 150 bağımsız bölümden fazla konut projelerde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı zorunlu hale getirildi. Çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından biri olacak.

Yılmaz, 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi kapsamında kadınların iş gücüne katılım oranını 40,1’e çıkarmayı hedeflediğini belirtti. Kadınların çalışma hayatına katılımının sürdürülebilir olması için çocuk bakım hizmetleri başta olmak üzere destekleyici koşullar oluşturulacak. Türkiye’nin aile ve nüfus politikalarını uluslararası alana taşıdığı, Türk Devletleri Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı kapsamında gündeme getirildi. Ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Aile ve Nüfus On Yılı ilan edilmesi önerisi uzmanlar düzeyinde kabul edildi. 26-27 Ekim’de İstanbul’da düzenlenecek Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile bu konular uluslararası akademik zeminle birleştirilecek. Nüfus meselesinde devletin tüm imkanlarının kullanılmaya devam edeceğini söyledi. Bakalım bundan sonra ne olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

Merve Aksoy
Merve Aksoy

Ekonomi, siyaset ve güncel olaylar üzerine yazılar yazan editör. Tarafsız ve güvenilir haberciliğe önem verir.

Yorum Yap