Kahvenin yaygın kanser riskiyle ‘sürpriz’ ilişkisi ortaya çıktı
Araştırmacılar, meme kanseri teşhisi konulan 95 kadını 11,5 yıl boyunca izleyerek, antioksidan özelliklere sahip bitki bileşikleri olan polifenol tüketiminin ölüm, hayatta kalma ve kanserin nüksetme olasılığı ile ilişkisini araştırdı. İngiliz Journal of Nutrition’da yayınlanan sonuçlara göre, daha yüksek toplam polifenol alımı, meme kanseri nedeniyle ölüm riskinde %80’lik bir azalma ile ilişkilendirildi. Polifenolün iki alt kategorisi olan fenolik asitlerin tüketimi %91’lik bir ölüm riskinde azalma, lignanların tüketimi ise %85’lik bir azalma ile ilişkilendirilmişti. Fenolik asitlerin ayrıca kanserin nüksetme riskinde %65, tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde ise %77 azalma getirdiği rapor edildi.
Çalışmada, katılımcıların polifenol alımının büyük bir kısmının kahveden kaynaklandığı belirlendi. Kahve, toplam polifenol tüketiminin yanı sıra fenolik asit ve lignan alımına da en büyük katkıyı sağlayan gıda olarak tespit edildi. Polifenol, yalnızca kahvede değil, yaban mersini, sebzeler, kuruyemişler, baklagiller, zeytinyağı, çeşitli otlar ve baharatlar gibi birçok bitkisel gıdaya da yaygın olarak bulunur. Bu gözlemsel çalışma, polifenolün ya da kahvenin kanseri önlediğini kanıtlamaz; yalnızca olası bağlantıları ortaya koyar.
Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türüdür. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 694 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Çalışmanın bulguları, kanser teşhisi sonrasında beslenme düzeninin hastalık sonuçları üzerindeki etkisini anlamaya yönelik önemli bir adımdır.
