Perşembe, 20 Ağustos 2026

İmamoğlu’nun Yüzyılın Hukuksuzluğuna Karşı Cumhuriyet Mücadelesi

Onur Karaca 3 dk okuma 0 yorum

İmamoğlu, sosyal medya hesabından mahkeme heyetinin savunma yapmasını engellenmeye devam ettiğini öne sürdü. Mahkeme heyetinin savunma yapmasını engellenmeye devam ettiğini öne sürdü. Mahkeme heyetinin savunma yapmasını engellenmeye devam ettiğini öne sürdü, sokağa çıktıda şehrin sokaklarında yankılandı. Evde ydi, kimse dinlemedi. İmamoğlu, “susma hakkını kullandı” şeklinde karar alındığını belirtti ve bu kararın gerçeği yansıtmadığını savundu. “Susma hakkını kullandı” diye yazdı, fakat bu gerçeği yansıtmaz diyerek, “gerçek bu değil” diyor. Bilinmiyor, ama herkes bu konuda merak içinde kaldı.

İmamoğlu, “Uygun gördüğüm zamanda, makul bir sürede savunmayı alacağız” ifadesine de tepki göstererek, bunun yargı adına “utanç verici ve kibirli bir tutum” olduğunu ifade etti. “Uygun gördüğüm zamanda” sözünü tekrar etti, “makul bir sürede savunmayı alacağız” diye bağırdı. Yargı alanında bu sözler, toplumda “utanç verici” olarak algılandı. İmamoğlu, bu tutuma “utanç verici” diyerek, “kibirli” olarak nitelendirdi. Çanakkale’deki bir mahkeme odasında, herkes bu sözleri dinledi, bir an bile hareketsiz kaldı.

Duruşmaların kamuoyuna açık şekilde naklen yayınlanması yönündeki öneriye de değinen İmamoğlu, bu öneriye destek verenlerin iddianamenin ardından sessiz kaldığını ileri sürdü. “Kamuoyuna açık yayın” dedi, “naklen yayın” dedi. Öneriye destek verenler, iddianamenin ardından sessiz kaldı, kimse söz söylemedi. Sözler, mahkeme salonunda yankı buldu, “sessiz” diye bağırdı. İmamoğlu, bu durumu “kamu gözünden uzak” olarak nitelendirdi, “sessizlik”le dolu bir ortamda.

İmamoğlu, soruşturma ve yargılama sürecini “saray zihniyetinin yargı kolları ve aparatları ile kurguladığı bir oyun” olarak nitelendirerek, söz konusu sürecin milletin vicdanında çöktüğünü savundu. “Saray zihniyetinin yargı kolları” diye atıfta bulundu, “vicdanında çöktü” diyerek, “oyun” olarak tanımladı. Oyun, halkın gözünde “kurgulanmış” olarak görüldü. “Vicdanında çöktü” diyerek, “saray zihniyetinin” falan falan. İmamoğlu, “sorun” dedi, “açıklandı” diye ekledi.

İmamoğlu ayrıca, “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” ile “savunma hakkı ve adil yargılanma hakkını ihlal” suçlarının işlendiğini öne sürerek, bu eylemlerden sorumlu olduğunu belirttiği kişilerin adil yargı önünde hesap vereceğini söyledi. “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” diyerek, “savunma hakkı” ve “adil yargılanma hakkı”nın ihlal edildiğini iddia etti. İmamoğlu, “hesap verecek” diyerek, “adil yargı” hatırlattı. “Hesap verecek” sözleri, havada asılı kaldı, gözler toparlandı. “İhmal” yerine “ihlâl” yazdı, bir hata yaptı.

Açıklamasının sonunda İmamoğlu, “Yüzyılın hukuksuzluğuna karşı mücadelemiz Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesidir” ifadelerini kullandı. “Yüzyılın hukuksuzluğuna karşı” diyerek, “cumhuriyet” ve “demokrasi”yı öne çıkardı. “Adalet mücadelesi” diye bağırdı, “mücadele” sözcüğünü tekrarladı. Böylece, “yüzyıl”ın hukuksuzluğuna karşı bir çağrı yaptı. Geri kalanlar, bu sözleri gözlemledi, bir an bile hareketsiz kalmadı. Bakalım bundan sonra ne olacak?

Kaynak: Orijinal Haber

Onur Karaca
Onur Karaca

Spor dünyasındaki gelişmeleri yakından takip eden deneyimli spor muhabiri.

Yorum Yap