Modern Yaşamın Sessiz Salgını: Zihinsel Yorgunluk

08.08.2026 - 08:30
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Klinik psikolog Murat Abaoğlu, Sonsöz Gazetesi’nde Goncagül Konaş’ın haberinde, modern yaşamın görünmeyen ama giderek büyüyen bir sorunu olan zihinsel yorgunluğu gündeme taşıdı. Sokağın kalabalığı içinde, akıllı telefonların sinyalleriyle dolup taşan bir dünyada, bizler zihnimizi bitiriyoruz, der diye ekledi. Dijital dünyanın sürekli uyarıcı bombardımanı, iş ve ev sorumluluklarının artması, beynimizin bilişsel kapasitesini zorlayarak yorgunluğa sebep oluyor. Günlük hayatın yoğun temposu, kısa sürede çözülebilecek bir sorun gibi görünse de, aslında toplumsal bir gerçeklik haline geldi. Abaoğlu, “Sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun” diyerek, bu durumun fark edilmesi ve profesyonel destekle ele alınması gerektiğini vurguluyor.

Artık düşünmek bile ağır geliyor, dedik, bu ifadeler modern insanın en sessiz ama en yaygın sorunlarından birine işaret ediyor. Abaoğlu, terapi süreçlerinde danışanlarından sıkça “Artık zihnimde bir boşluk var, hiçbir şey daha net gözükmüyor” gibi ifadeler duyduğunu söylüyor. Bu, bilişsel kapasitenin aşırı kullanımına bağlı bir tükenmişlik hali olarak tanımlanıyor. Sözlerin içinde “sıkıntı” ve “kafa” gibi kelimeler yeri yerinde, ama bunların hepsi bir yorgan gibi içinde kaybolan bir zihni göstermekte. Dijital bağımlılığın, gece yarısında bile uyarıcıların seni uyandırdığı bir ortamda, senin için bir “fırlatma” gibi olduğu, Abaoğu da “sanal oyunların gerçek hayatta da etkisi var” diyerek anlattı.

Günlük hayatın temposu, bitmeyen sorumluluklar, dijital dünyanın sürekli uyarıcı bombardımanı ve duygusal yüklerin insan zihnini görünmez biçimde tükettiğini belirtti. Abaoğlu’nun gözünde, zihinsel yorgunluk, sadece bir bireyin yaşadığı bir problem değil, bir toplu farkındalık gerektiren bir durum. “Siz de mutlu musunuz?”, diye sordu bir gün, bir danışanına. “Hala düşünmekte zorlanıyorum, her şey yorgunluk içinde” diye cevapladı. Bu düşünceler, bir yandan da insanın kendi içinde yarattığı bir çarpışma, bir çarpışma. Bir yandan da, iş yerinde, evde, sosyal medyada, herkesin kendi zihinsel yorgunluk hikayesi var. Tekrar tekrar aynı hatayı yapıyoruz, ama kimse durmuyor.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, zihinsel yorgunluğa dair farkındalık artıyor. Abaoğlu, “Bilişsel kapasite” kavramını gündeme getirerek, insanların bu kavramı anlamalarına yardımcı olmayı hedefliyor. İnsanlar, “Ben bu kadar şeyle başa çıkamam” diye diye, bir adım geri çekiliyor, ama bu geri çekilme, bir yandan da bir çözüm yollarının keşfedilmesi için bir fırsat. “Siz de bunu hissediyor musunuz?”, diye sordu. “Evet, ama ben de bütününü göz önünde bulundurmak zorundayım”, dedi. Bu sözlerin içinde, bir yandan da, insanların zihinsel yorgunluğunu azaltmak için bir yol gösterici bir çaba.

Bakalım bundan sonra bu yorgunlukla nasıl başa çıkacağız? Hepimizin içinde bir çarpışma var, ama belki de bir adım atmakla, bu yorgunluğu hafifletebiliriz. Abaoğlu, “Profesyonel destekle bu sorunu ele almak, bir çabayı gerektiriyor” diyerek, terapi sürecinin önemini vurguluyor. İnsanlar, “Siz de bu konuda ne düşünüyorsunuz?”, diye sordu. “Düşünüyorum ama bir adım atmak gerekiyor”, diyen, bir yandan da, bir adım atmanın zor olduğunu ifade etti. Bu, hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluk, bir adım atmanın zamanı geldi.

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
6

Yorum Yap